ERZURUM – ATATÜRK Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, Erzurum’un Köprüköy ilçesinde 19 Kasım’da meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremden sonra 70’e yakın artçı şok olduğunu söyledi. Artçıların birkaç ay daha devam edebileceğini belirten Özer, Karayazı fay zonunda meydana gelen depremin, ülkedeki diğer fay zonlarıyla ilgisinin bulunmadığını vurguladı.  

Erzurum’un Köprüköy ilçesinde 19 Kasım’da 5.1, 22 Kasım’da ise 4.7 büyüklüğünde meydana gelen depremlerin ardından Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Çağlar Özer, akademisyenlerle bölgede incelemelerde bulundu. Başta Topçu Mahallesi olmak üzere yerleşim bölgelerini ve yerin dinamik özelliklerini belirlemek için çalışma yürüten Doç. Dr. Özer, teknik rapor hazırladı. Köprüköy depreminden sonra 70’e yakın artçı şok meydana geldiğini belirten Özer, “5.1 ve 4.7 büyüklüğündeki deprem birbirinin çok benzer karakterde, bölgedeki stres koşullarına uygun sıkışma tekniğine uygun bir karakterde fay çözümü vardı. Bizim genel olarak gözlemlediğimiz husus mühendislik hizmeti almamış yapıların hasar gördüğüydü. Neticede 5.1 orta büyüklükteki bir deprem. Bu depremlerde deprem yönetmeliklerine uygun imal edilmiş yapıların hasar görmesi beklenmiyor. Bölgede ülkemiz bazında konuştuğumuz zaman Türkiye’mizde Kuzey Anadolu fay zonu, Doğu Anadolu fay zonu ve Ege açılma rejimi diye nitelendirilebilecek birçok aktif, tektonik zon var. Doğu Anadolu fay zonu ve Kuzey Anadolu fay zonu Karlıova’da birleşiyor. Karlıova bölgesi tüm deprem bilimciler için özel bir nokta. Bunun sebebi iki önemli büyük teknotin hattın birleşmesi. Erzurum da bu bölgeye kuş uçuşu 60 kilometre mesafede. Karlıova da etkin bir deprem bölgesi fakat Köprüköy depremi, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay zonundan ayrı bir hatta meydana geldi. Karayazı fayının kuzeyinde bir noktada meydana geldi” diye konuştu. 

Köprüköy depremiyle ilgili hazırladıkları raporun yayımlandığını, konuyla ilgili akademik platformlarda makale ve tebliğ bildirileri olacağını kaydeden Doç. Dr. Özer, “Genel itibarıyla gördüğümüz husus 5.1 orta büyüklükte bir deprem. 5.1 büyüklükteki depremin hasar yaratmamasını bekleriz çünkü oradaki asıl problem mühendislik hizmeti almamış, uygun imal edilmemiş yapılardan kaynaklandığını gözlemledik” dedi. 

‘DİĞER TEKTONİK UNSURLARLA İLGİSİ YOK’

Köprüköy’de artçı şokların birkaç ay daha devam edebileceğini belirten Doç. Dr. Özer, hasar gören, oturulamaz durumda konutları olanların, AFAD ve valilikten yapılan duyurulara riayet etmelerinin önemli olduğunu söyledi. Köprüköy depreminin, başka depremin öncüsü olma durumunun sorulduğunu da dile getiren Özer, “Meydana gelen deprem ne Kuzey Anadolu ne de Doğu Anadolu fayında meydana geldi. Karayazı fayı diye nitelendirdiğimiz başka bir kol üzerinde meydana geldi. Diğer tektonik unsurlarla İstanbul ya da farklı bir unsur için konuşursak ilişkisi yok diyebiliriz” diye konuştu. 

Önce Vatan Gazetesi | Günlük Ulusal Gazete

Share:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir